Ekonomik durgunluğun sigorta sektörüne yansımasının altı ay ile bir yılı bulduğunu söyleyen Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürü Güvenel, ‘Ancak son aylarda tahsilatta zorlanma, taksit sayısında artış, fiyatlarda ise gerileme yaşanıyor’ dedi.
Sigorta sektörünün ekonomik durgunluktan birebir etkilendiğini vurgulayan Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürü Murat Güvenel, buna karşı geçmiş dönemlere baktığımızda sektöre bunun yansımasının altı ay ile bir yıl arasında olduğunu söyledi. Son aylarda sektörde prim ödeme sürelerinde uzama tahsilatta zorlanma ve ödemeleri kolaylaştırmak adına taksit sayısında ise ciddi oranda artış eğilimi yaşandığını vurgulayan Yapı Kredi Sigorta Genel Müdürü Murat Güvenel, her zaman yaşanan fiyat rekabetinin 2007 yılına göre yine arttığını vurgulayarak ekonomik durgunluğun sektöre olan etkileri hakkında şu değerlendirmelerde bulundu: | |
Durgunluğun etkisi bir yılda çıkar: “Ekonomik durgunluk kişi ve kurumları sigorta edilmemiş sermaye tutmaya zorlamakta, başta vergi ve sigorta primlerini ödeme güçlüğü getirmekte. Hayat dışı sigorta sektörü, yapısı itibariyle ekonomik ve siyasi belirsizliklerden hemen etkilenmemektedir. Sektörümüzde bu tür dönemlerin etkisi en az 6-8 ay, hatta zaman zaman bir yıl sonra ortaya çıkmaktadır. Dolayısıyla olumsuz bir tablo çizmek için henüz çok erken. Ayrıca sektörümüzün ilk üç aylık rakamları resmi olarak açıklanmamakla birlikte, yüzde 14 civarında bir büyüme yaşanması beklenmektedir. 2007 yılında sektörün cari olarak yüzde 16 büyüdüğü gözönüne alındığında çok hissedilir bir etkiden söz edilemez. Türk insanı ilk sigortadan vazgeçiyor: Doğal olarak dünyada yaşanan ekonomik durgunluğun Türkiye’deki pek çok sektör gibi sektörümüzü de olumsuz etkilemesi beklenir. En azından kişi ve kurumların bu dönemlerde sigortayı ikinci plana iterek, kendi yaşamlarını idame ettirecek faaliyetleri ön plana aldıklarını biliyoruz. Türk insanı maddi sıkıntı yaşadığı zaman maalesef ilk olarak sigorta poliçesinden vazgeçerek tasarruf yapmakta, krizi atlatmaya çalışmaktadır. Bu da sigorta bilincinin yeterince gelişmemiş olmasından kaynaklanmaktadır. İlk üç ayda prim yenileme oranı beklentinin altında: 2008 yılının ilk üç ayında bir önceki yılla karşılaştırıldığında ciddi boyutta olumsuzluk yaşanmadı. ancak yeni sigorta giriş ve poliçelerin yenilenme oranındaki artış beklentilerin altında kaldı. Sektörümüz ekonomideki dalgalanmalardan kademeli olarak etkileniyor. Önce banka kanalından gelen satışlar, ardından acente üretimlerinde düşüşler görülüyor. Son olarak da yenilemeler yapılmamaya başlanıyor. Branşlar açısından bakıldığında ise farklı tablolarla karşılaşıyoruz. Örneğin sektör lideri olduğumuz sağlık branşında, 2008 yılının ilk üç ayını bir önceki yılla karşılaştırdığımızda ciddi boyutta olumsuzluk yaşanmasa da, yeni sigortalı girişi ve devam eden poliçelerin yenilenme oranı, dolayısıyla prim artışı beklentilerimizin altındadır. Prim borcu nedeniyle iptal edilen poliçe sayısı artmadı: Yine sağlık branşına baktığımızda prim borcu nedeniyle iptal edilen poliçelerin sayısında artış gözlenmemektedir. Dolayısıyla prim ödemelerinde sağlık branşında şimdilik olumsuz bir tablo yaşanmamaktadır. Diğer yandan direkt olarak yatırımlara endeksli mühendislik branşında ise bir daralma gözlüyoruz. Söz konusu belirsizliğin uzun süre devam etmesi durumunda tüm branşların olumsuz etkilenmesi ise kaçınılmazdır. Sigorta primleri düşebilir: Sigortacılık sektörünün prim üretiminde artış yaşanabilmesi için en önemli koşul ülkemizdeki ekonomik ve politik istikrarın sürdürülmesidir. Halihazırda bu hususta yaşanan sıkıntılar sigorta sektörü ve şirketimiz açısından, üretimin yeterli düzeyde artmaması, fiyatların çok rekabetçi seviyelere gelerek teknik kârların bir hayli düşmesi gibi olumsuz sonuçlar ortaya çıkaracaktır. Bunun yanı sıra açıkçası bu dönemde sektörümüz, dağıtım kanallarından alacağını iyi takip etmeli, fiyat istikrarı sağlamalı, hacimden ziyade kârlılığa odaklanmalı, genel giderlerde ciddi tasarruflar sağlamalı, krizden ilk etkilenen otomotiv ve inşaat sektörüne bağlı poliçe yapısından kurtulup daha gölgede kalmış pazar ve ürünlere yönelmelidir. Tahsilatta zorlanma başladı: Son aylarda sektör prim ödeme sürelerinde uzama, tahsilatta zorlanma ve ödemeleri kolaylaştırmak adına taksit sayısında artış eğiliminde. Branşlar bazında prim tahsilatlarında belirgin farklılıklar olmasa da, ticari ve sınai rizikolara ilişkin poliçelerde daha ciddi bir sıkıntıdan söz edilebilir. Fiyat rekabeti ise sektörümüzde ekonomik krizden bağımsız olarak zaten yaşanıyor. Sadece 2007 yılında şirketler bu davranışlarından biraz vazgeçti ve teknik kârlar biraz yükseldi. Bunun akabinde 2008 yılında hemen fiyatlar tekrar inmeye başladı. Sigorta sektörünün ekonomik durgunluklardan bağımsız yaşadığı kronik bir sorun bu. Ancak belirsizlik bazı şirketler tarafından daha düşük fiyat uygulanmasına neden olacak, dolayısıyla fiyat rekabeti daha da sertleşecektir. Biz ise her zamanki gibi doğru riske, doğru fiyat politikamızdan vazgeçmeden fiyat rekabetine girmeye özen göstermeye devam edeceğiz. | |


