ImageGüneş Sigorta Genel Müdürü İlker Aycı; “Tarım sigortalarının geleceğine yönelik yatırım çalışmalarını, ülke genelinde bir tarım seferberliği olarak başlattık” dedi.

 

Toplumların giderek artan ve çeşitlenen gıda taleplerinin karşılanması, tarıma dayalı sanayiler aracılığı ile milli gelir, ihracat ve istihdama olan katkısı, biyolojik çeşitlilik ve ekolojik dengeye olan katkıları nedeniyle, tarımın tüm dünya ülkeleri için çok önemli ve stratejik bir sektör niteliğinde olduğunu belirten Aycı; “Dünyada tarımsal üretim alanları, artan küresel ısınmaya bağlı mevsimsel iklim değişikliklerinin tehdidi altındadır. Buna ek olarak dünyada hızla artan sera gazlarının etkisi, buzullardaki erimeler, zamansız yağmurlar, kuraklıklar tarımsal üretimin düşmesine ve enerji maliyetlerinin artmasına, ürün borsalarının ülke ekonomisi ve gündemlerini değiştirecek etkiler oluşturmasına neden olmaktadır” dedi. Artan dünya nüfusunun gıda talebine karşılık stokların azalması ve bazı büyük üretici ülkelerin ihracata getirdikleri kısıtlamaların tarımsal üretimi bir adım daha ön plana çıkardığını ifade eden Aycı, ülkelerin gıda ihtiyaçlarını dışarıya bağımlı olmadan karşılamak ve verimliliği artırmak amacıyla devlet desteği ve koruması altında kapsamlı tarım politikaları oluşturmaya yöneldiklerini söyledi. Aycı sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada geçtiğimiz yıl içinde buğday fiyatları %130, soya fiyatları %80, pirinç fiyatları %70, mısır fiyatları %30’lar oranında yükseldi. Dünya Bankası rakamlarına göre temel gıda maddesi durumundaki bu ürünlerde yaşanan artış, genel olarak gıda fiyatlarının da son üç yılda %80 civarında yükselmesine yol açmıştır. Nisan ayında Washington'da yapılan IMF-Dünya Bankası ilkbahar toplantılarında dünya genelinde artan gıda fiyatları gündeme damgasını vurmuştur. Artık dünyamız yeni bir döneme adım atmış bulunmaktadır. Ulusların gelecekteki su kaynaklarının korunmasına ve birim alandaki verimliliğin artırılmasına, tarım alanlarında özel koruma projelerinin geliştirilmesine yönelik 5–10 hatta 50 yıllık kriz yönetim senaryolarının hazırlandığı bir dönem içerisinde bulunuyoruz. Bu yeni dönemde gelişmiş ve gelişmekte olan birçok ülke gibi Türkiye de, tarım politikalarını yeniden gözden geçirerek, dünyanın tarım cenneti olma yolunda uzun yıllara dayalı inovasyon çalışmalarını hızlandırmak zorundadır.”

TARIM SEKTÖRÜNÜN GENEL GÖRÜNÜMÜ
Ülkemizde tarım sektörünün son yıllarda büyük ilerleme kaydettiğini belirten Aycı, yıllardır hayvan varlığımız ile dünyada altıncı, Avrupa’da üçüncü sırada yer aldığımızı söyledi. Türkiye’de işletme ölçeklerine bakıldığında işletme başına düşen süt verim ortalamasının 1500 litre olduğunu belirten Aycı, Avrupa’da süt verim ortalamasının ise 5600–6500 litre arasında değiştiğini ifade etti. Bu dağılımda yüksek verimlilik beklemenin ve hayvancılığın temel yapısını oluşturan yönetim kriterlerini belirlemenin oldukça zor olduğunu belirten Aycı sözlerini şöyle sürdürdü: “Son 5 yılda organize hayvancılık tesislerinin kurulması, ölçek bakımından %5’lik dilimi oluşturan 500 baş ve üstü hayvancılık işletmelerinin faaliyete geçmesi ve her geçen gün bir yenisinin eklendiği bu modern tesislerimizin varlığı ile önümüzdeki 10 yıl içerisinde hayvancılık sektörünü çok farklı konuşabilir olacağımızın heyecanını taşıyoruz. Tarımda miladi yıl olarak ilan edilen 14 Haziran 2005 yılında 5363 sayılı Tarım Sigortaları Kanunu’nun kabulü ve 2006 yılında uygulamaya başlaması ile prim ödemelerinde devlet desteğinin sağlanması çiftçilerimize büyük fayda sağlamıştır. Dünya Ticaret Örgütü üyesi olan ülkemizin, aynı zamanda AB’yi hedeflemiş bir ülke konumunda olduğunu hatırlatan Aycı, bu konumda bir ülke olarak tarım ürünlerindeki dış ticaretimizi kendine yeterli olmanın bir adım daha ötesine götürerek tarım ürünleri ihracat merkezi olarak Türkiye’nin Avrupa ve dünyada yerini alması gerektiğini ifade etti. Son dönemde ülke olarak karşılaştığımız finansal sıkıntıların temelinde Türkiye tarımının uzun yıllardır çözülememiş yapısal sorunlarının yer aldığını belirten Aycı, “Yıllardır sürdürülen tarım politikalarında temel değer olarak “kendine yeterli” olmayı ön plana çıkarmışız. Oysaki “kendine yeterlilik” politikaları korumacılık yapılarına dönüşmüştür. Kendine yeterlilik politikalarının yanı sıra çözüm bulmamız gereken konular tarımsal tekniklerin ilerlemesinde ve araştırma-geliştirilmesinde aranmalıdır” dedi.

TARIMA YÖNELİK FAALİYET, ÜRÜN VE HİZMETLERİMİZ
Güneş Sigorta’nın tarım sigortalarının geleceğine yönelik yatırım çalışmalarını ülke genelinde bir tarım seferberliği olarak başlattıklarını belirten Aycı, acente dağıtım kanallarının sürekli olarak uzman ziraat mühendisi kadroları ile eğitimlerine devam ettiklerini söyledi. Güneş Sigorta Genel Müdürü İlker Aycı sözlerini şöyle sürdürdü; “Eğitim sürecini tamamlayan ve tarım sigortalarında ihtisası olan acentelerimizle birlikte Türkiye genelinde köy bazlı yapılan çalışmalarda bire bir çiftçilerimize köy odalarında, köy kahvehanelerinde tarım sigortaları eğitimleri verilmektedir. Ancak burada da temel unsur kazanılan pazar ağının sürdürülebilir devamlılığını sağlayabilmektir. Bunun için de tarım sigortalarında uzman ekibimiz ile sadece çiftçilerimize tarım sigortalarında değil, gelişen modern tarım teknik ve uygulamalarının anlatımları gerçekleştirilmektedir. Çiftçilerimize toprak analizleri, hayvan hastalıkları ile mücadele vb. gibi birçok konuda eğitim çalışmalarımız devam etmektedir. Çiftçilerimiz Devlet Destekli Tarım Sigortaları kapsamında yaptıracakları Bitkisel Ürün Sigortası poliçesi ile dolu, don, kalite kaybı, fırtına, hortum, heyelan, yangın ve deprem risklerini, Hayvan Hayat Sigortası poliçesi ile de hastalıklar, doğal afetler, kazalar, zehirlenmeler sonucu meydana gelen ölümleri, zorunlu kesimlerini ve yavru ölümlerini teminat altına alabilmektedirler. Bunun yanında sera, kanatlı hayvan ve su ürünleri branşlarında da Devlet Destekli tarım sigortalarında çiftçilerimize hizmet sağlanmaktadır.”
Tarım Sigortaları Kanunu’nun amacının üreticinin sadece tarımsal üretim faaliyetlerinin değil ileriye dönük olarak tarımsal alet ve ekipmanlarının, tarımsal yapıların da teminat altına alındığını belirten Aycı, “Bu anlamda traktör kasko sigortalarında, çiftçilerimize özel ferdi kaza poliçeleri gibi lokal ürünlerin yanında tüm sigortacılık faaliyetlerinin de kapsadığı alanlarda hizmetlerimiz devam etmektedir” dedi. Tarım sigortalarının gelişmesinde sigorta sektörüne de çok büyük görevler düştüğünü hatırlatan Aycı, sigorta şirketlerinin çiftçileri gerçek anlamda teknik bilgi donanımına sahip ürünü, toprağı, hayvanı, sosyolojik toplum yapısını tanıyan ziraat mühendisleri ve personeli ile desteklemesi ve aydınlatması gerektiğinin altını çizdi

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy