ImageAksigorta 4 milyon dolar yatırımla hasar fabrikası kurdu. Genel Müdür Ragıp Yergin, 'Bu sayede biten hasarı artık gün içinde ödüyoruz. İki yıl içinde de 4 milyon dolar hasarda tasarruf sağladık' diyor
Aslını isterseniz, Aksigorta'nın reklamlarındaki "hasar fabrikası" spotunu görünce şaşırmadım dersem yalan olur. Çünkü sigortacılıkla fabrika kelimesini çok da örtüştürememiştim. Bu düşünceler içindeyken, geçenlerde Aksigorta Genel Müdürü Ragıp Yergin telefonla aradı ve "Seni şirkette ağırlayalım da hasar fabrikasını tanıtalım" dedi.
Geçen hafta çarşamba günü de şirketin Kabataş'taki genel müdürlük binasında Ragıp Yergin, Aksigorta Genel Müdür Yardımcısı Zafer Şenler, Kurumsal İletişim Müdürü Ali Kuru ile bir araya geldik.
Hani fabrikalarda sıralı üretim tesisleri vardır. Hammaddeyi bir yerden koyarsın, diğer taraftan ürün olarak çıkar. Ve bu işlemler görülürken de işin perde arkasında çok ciddi bir teknoloji, otomasyon bulunur. İşte, Aksigorta bunun benzerini hasarda oluşturmuş. O yüzden de adına hasar fabrikası diyorlar.
Şimdi diyeceksiniz ki, nedir bu uygulamanın özelliği. En yalın haliyle Aksigorta, iki buçuk yıl içinde 4 milyon dolar yatırım yaparak, hasar dosya süreçlerini sistemsel hale getirmiş ve tüm operasyonel işlemleri internet ortamına taşıyarak hasar dosyalarını en kısa sürede sonuçlandırmaya başlamış.
Bu durumda, haliyle akıllara şöyle bir soru da geliyor: En kısa süre ile kasıt nedir? Ragıp Yergin, bu konuyu şöyle anlatıyor: "Hasar fabrikamızda tüm dosyalar, oluşturulan hızlı çözüm birimi, kasko, trafik, pert ve bedeni hasar gruplarına dönüşüyor. Havuz sistemi ile dosyalara kişiler atanıyor. Böylece her dosyanın bir sahibi oluyor. Bu sistemle her bir grubun performansını; grup, kişi ve saat bazında ölçebiliyoruz. Hasar dosyaları ayrıca sigortalılara, servislere veya poliçedeki kriterlere göre sistem tarafından mikro segmentlere ayrılmakta ve dosya inceleme sırasında buna göre hasar süreci oluşturulmakta."
 
Hasar ihbarı tamirhaneye
Aksigorta, hasar fabrikasını kurarken hasarda bazı önemli hususlarda da değişikliğe gitmiş. Mesela, hasar ihbarları yeni uygulama ile artık anlaşmalı servisler tarafından alınmaya başlamış. Şirkete hasar ihbarı geldiği anda eksper ve acenteler SMS ile bilgilendirilip, hasar dosyasına anında müdahale edilmesi sağlanmış.
Ayrıca acentelere, anlaşmalı servislere ve eksperlere internet üzerinden dosyaya ulaşabilmeleri ve hasar ile ilgili tüm bilgileri anında görüntüleyebilme imkânı da tanınmış. Hal böyle olunca yani hasar ile ilgili tüm işlemler internet üzerinden anında yapıldığı için postada gecikme, evrakın kaybolması gibi durumların da önüne geçilmiş.
Aksigorta, hasar fabrikası ile ilginç bir uygulama daha başlatmış: Bölgesel eksper uygulaması. Mesela İstanbul içinde bile Anadolu yakasına bakan eksper ayrı, Avrupa yakasına bakanlar ayrı hale getirilmiş. Bu sayede de eksperlerin şehrin bir ucundan diğer ucuna gitmeye çalışırken kaybedilen zaman; sigortalının da "Bir türlü eksper gelmiyor" şikâyetlerinin önüne geçilmiş.
Hasar fabrikasını gezerken Genel Müdür Yardımcısı Zafer Şenler, kurdukları altyapının hizmet merkezlerini şöyle anlatıyor: "Türkiye çapında 70 ilde 91 markada hizmet veren 933 yetkili, 468'i özel olmak üzere toplam 1401 anlaşmalı servis ağı kurduk. Anında müdahale gerektiren oto cam hasarları için Türkiye çapında 610 anlaşmalı cam servisi hizmet veriyor. Hizmetin devamlılığını sağlamak için de nöbetçi servis uygulaması yapılıyor."
 
Karakol raporu istemiyoruz
Konuştuklarımız ağırlıklı olarak şirket ve şirketin acente, servis ağı gibi hizmet birimleri ile ilgili konular. Tabii ki, bir hasar sırasında gecikmeye neden olan başka faktörler de var. Mesela, polis karakollarından istenen belgeler gibi ki, bunlar hem kırtasiyeyi artırıyor hem zamanı uzatıyor hem de hasar ödeme sürecini erteliyor.
İşte bu konuda Ragıp Yergin'in yaptığı açıklama, şaşırtıcı: "Araç çalınması olaylarında yerel karakoldan alınan ‘bulunamadı' yazısını artık istemiyoruz. Aynı şekilde konutlardaki hırsızlık olaylarında da ‘bulunamadı' yazısını kaldırdık. Basit işyeri hırsızlık hasarlarında, hasardan sonraki 30 günlük bekleme süresi şartı da kaldırıldı. Konut hasarlarında fırtına nedeni ile meydana gelen zararlarda meteoroloji raporunu da talep etmiyoruz. Hasar dosyası onaylandığı anda sistem üzerinden anlaşmalı servislere aracı teslim edebileceği bilgisi gönderiliyor ve onaydan anında haberdar olunması sağlanıyor. Böylece onarımı bitmiş aracı sahibi beklemeden teslim alabiliyor."
 
Yatırımı 2 yılda amorti ettik
Hasar fabrikasını gezdikten ve bu konudaki açıklamaları dinledikten sonra Ragıp Yergin ile sohbet ediyoruz... Yergin, günde 2 milyon TL'ye yakın hasar ödediklerini ve bunun da yüzde 80'inin oto hasarları olduğunu belirterek yılda 180 bin hasar dosyası açtıklarını söylüyor. Ardından da hasar fabrikasının yarattığı katma değeri anlatıyor:
"Sadece geçen yıl 5 milyon TL'lik uygunsuz hasar tespit ettik. Bu sistem bize hasar tasarrufu getirdi. Açıkça, 4 milyon dolar yatırım yaptık ama hasar kontrolü ile bunu 2 yılda amorti ettik. Ama asıl önemli olan müşteri memnuniyeti. Bu sistemle herkesi kontrol edebiliyoruz. Böylece araç tamirhanede bekledi, sigorta şirketi parayı göndermedi, eksper gelmedi, acente işlem yapmadı gibi tüm hasarı geciktiren unsurları ortadan kaldırmış olduk. Biz merkezden bir tuşa basarak tamiri başlatıyoruz ve eksper geç giderse, tamirhane tamire geç başlarsa bunun hesabını da soruyoruz. Yani ben artık işveren konumundayım. Bu sayede eğer hasar gün içinde biterse sigortalımız anında aracını alır."
Evet, Aksigorta'nın hasar fabrikasının hikâyesi ve işlevi böyle. Birkaç cümle ile özetlemek gerekirse. Ciddi bir yatırım, ciddi bir istihdam, ciddi bir teknoloji ve tüm bunların sonunda da hem şirkete hem tüketiciye hem de sigortacılığa yaratılan ciddi bir katma değer.
 
 
Bu sayede rakiplerimizden daha fazla iş alacağız

Ragıp Yergin ile yeni kurdukları hasar fabrikasını gezdikten sonra karşılıklı sohbet ediyoruz... Bu sohbet sırasında kendisine kritik bir-iki soru sordum. Birincisi, bu sistem başka şirketlerde yok mu? İkincisi, bu sistem ile sizi bu sektörde farklı kılan ne olacak? Ragıp Yergin, şu açıklamaları yaptı: "Her şirkette bunlar yok. Hepsinin olduğu tek şirket biziz. Bir kere hızlı hasar ödemek için niyet olmalı. Bizim amacımız hasarda en iyi şirket olmak. Sadece prim üretimi yeterli değil. O nedenle bizim rekabetimiz kendimizle. Bugünkü rekabette fiyatlarla oynama şansınız yok. İşi, verimli ve daha düşük maliyetle yapmak lazım. Ayakta kalabilmenin tek yolu bu. Elbette bunları yaparken elimizdeki bu güçle rakiplerimizden daha fazla iş de alacağız. Bakın şunu da söyleyeyim. Artık bundan sonra bizim kurduğumuz bu altyapı, küçük şirketleri bu sektörde zorlayacak. Ya büyüyecekler ya da oto branşından çekilecekler. Hacimleri büyütmeden rekabet edemezler."

03.03.2009 | Noyan Doğan |

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy