Image“Afet Sigortaları Kanunu Tasarısı Taslağı”nın geçtiğimiz günlerde Başbakanlığa gönderildiğini belirten DASK Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar, yasanın çıkması halinde ZDS almayanlara su ve elektrik aboneliği verilmeyeceğini söyledi.

 

Hazine Müsteşarlığı tarafından hazırlanan “Afet Sigortaları Kanunu Tasarısı Taslağı” geçtiğimiz günlerde Başbakanlığa gönderildi. Taslağa ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar, yasanın çıkması halinde zorunlu deprem sigortası (ZDS) olmayanlara su ve elektrik aboneliği verilmeyeceğini belirtti. Daha önce sadece tapuda ZDS kontrolü yapıldığını hatırlatan Serdar, taslağın DASK’ın zorunlu deprem sigortası dışında, ihtiyaç olması halinde Bakanlar Kurulu kararıyla başka teminatlar da verebilmesine olanak sağlayacağını ifade etti.
DASK’ın özel sektör - devlet işbirliğinin başarılı ve uyumlu çalışmasının güzel bir örneği olduğunu belirten Serdar, “DASK, kurulduğu 2000 yılından bu yana ülkemizin içinde bulunduğu deprem kuşağının herkesi etkileyebileceğini vurgulamakta ve bu konuda farkındalık yaratmak amacıyla bilinçlendirme çalışmalarını sürdürmektedir. Başlangıçta 500 bin olan sigortalı konut sayısı, konut paket poliçeleri 1.5 milyon ve 1999 öncesinde olmayan zorunlu deprem sigortaları poliçesi ise bugün 2.8 milyona ulaşmış durumda” dedi.

HEDEF 5 MİLYON POLİÇE
DASK’ın 2000 yılından bu yana gerçekleşen 201 depremde % 97’si kısmi hasarlar olmak üzere 10.104 konuta 19 milyon YTL hasar ödemesinde bulunduğunu belirten İdris Serdar hedeflerine ilişkin şunları söyledi: “Kurum olarak amacımız, poliçe adetlerini hızla artırarak daha fazla sayıda vatandaşımızın konutunu depreme karşı sigortalaması konusunda bilinçlendirmektir. 2005 yılında oluşturulmuş olan üretim hedeflerimizde herhangi bir revizyon yapılmamıştır. Buna göre hedefimiz 2010 yılına kadar yüzde 130 büyüyerek 5 milyon poliçeye ulaşmaktır. Sonbahar döneminde yoğun reklam ve tanıtım kampanyaları ile toplumumuzu bilinçlendirme çalışmalarımız devam edecektir.”
Tasarının yasalaşması ile, yasal mevzuat açısından çok daha sağlam temellere dayanan bir uygulama içerisine girileceğini vurgulayan Serdar, “17 Ağustos 1999 Marmara depremi sonrasında Zorunlu Deprem Sigortasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile oluşturulan zorunlu deprem sigortası sistemi halen işlevini sürdürmekte ve bu sigortayı sunmak üzere kurulan Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) çalışmalarını başarıyla sürdürüyor. Ancak 587 sayılı KHK’nın geçen sürede kanunlaşmamış olması nedeniyle uygulamada karşılaşılan bazı sorunların giderilmesi ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçların karşılanması amacıyla, Hazine Müsteşarlığı’nca hazırlanan “Afet Sigortaları Kanunu Tasarısı Taslağı” geçtiğimiz günlerde Başbakanlığa gönderildi” şeklinde konuştu.

ELEKTRİK VE SUYLA KONTROL
Taslakta zorunlu deprem sigortası uygulamasının ve bu sigortayı sunan DASK’ın mevcut yapısının korunduğunu ifade eden Serdar, “Ancak belirlenen amaçlara ulaşma bakımından daha güçlü, esnek ve işlevsel bir yapı oluşturuluyor” dedi.
Zorunlu deprem sigortası için kontrolün halen sadece tapuda yapılmakta olduğunu hatırlatan İdris Serdar, taslakta ek olarak su ve elektrik abonelik işlemlerinde kontrol getirildiğini söyledi. Taslakta, DASK’ın zorunlu deprem sigortası dışında, ihtiyaç olması halinde Bakanlar Kurulu kararıyla başka teminatlar da verebilmesinin sağlandığını dile getiren Serdar, bunların, deprem, seylap, yer kayması, fırtına, çığ, dolu, don ve benzeri doğal afetler, terörizm riskleri, çevre kirlenmesi ve benzeri riskler olduğunu söyledi.
DASK tarafından sunulacak teminatların ihtiyaca göre sigorta veya reasürans teminatı olabileceğini belirten Serdar, “Bu teminatların verilmesinde, sigorta şirketlerince teminat verilememesi veya teminat verilmesinde güçlükler bulunması ve kamu yararı açısından gerekli görülmesi şartları aranacaktır” dedi.

SONBAHARDA KAMPANYA
5 milyonluk poliçe hedefine ulaşmak için sonbahar döneminde yoğun reklam ve tanıtım kampanyaları ile toplumu bilinçlendirme çalışmalarına devam edeceklerini açıklayan Serdar şu değerlendirmeyi yaptı: “Önemli olan depremden sonra hayatımıza kaldığımız yerden devam edebilecek imkanın elimizde olması. Biz DASK olarak, sigorta acenteleri ve halkımızla entegre iletişim sağlayarak her kanaldan insanlara ulaşmak için çalışıyoruz.
DASK olarak bizim sorumluluğumuz, bütün konutları depreme karşı sigortalayabilmek ve depremden sonra hayatlarına kaldıkları yerden devam etmelerine yardımcı olabilmek. Bu konuda her geçen gün olumlu gelişmeler yaşanmaktadır.”

ZDS POLİÇESİ PAHALI DEĞİL
Yönetim Kurulu Başkanı İdris Serdar, DASK ve ZDS ile ilgili olarak kamuoyuna şu mesajı verdi: “Bilmeliyiz ki, ZDS pahalı bir sigorta değildir. Aksine ucuz bir sigortadır. Bu sigortada kar amacı güdülmediğinden primler oldukça düşük tutulmuştur. ZDS’nin primleri devlet tarafından konut sahiplerinin ödenebilir bir prim karşılığında maksimum teminat almaları dikkate alınarak belirlenmektedir. Örneğin 1. Deprem Bölgesinde bulunan 100 m2’lik bir konutun yıllık prim tutarı 118 YTL’dir. Bunun günlüğü ise 32 YKR’ye denk gelmektedir.
Ayrıca, şunu unutmamak gerekir ve DASK olarak topluma karşı olan sorumluluklarımızın yerine getirilebilmesi için her gün çalışmaktayız. Çünkü deprem düşündüğümüzden daha da yakın olabilir ve unutmayalım ki depremden sonra da hayat devam edecek.”