ImageGeçtiğimiz yılla ilgili genel bir değerlendirme yapan Erhan Tunçay, bütün sektörlerin küçüldüğü bir ortamda, Türkiye ekonomisi nereye yönelirse sigortacılığın da o yöne doğru gideceğini söyledi.

 

Tunçay, daralmaya rağmen teknik rakamların iyi durumda olduğuna dikkat çekti.


2008 yılını sektör açısından değerlendiren Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Genel Sekreteri Erhan Tunçay, sözlerine tablonun çok da olumlu olmadığını ifade ederek başladı. Türkiye ekonomisinde genel bir yavaşlama olduğuna değinen Tunçay, “Bu sadece 2008 yılına özgü olmayıp aslında birkaç yıldan beri var olan bir eğilimdi” dedi. Tunçay sözlerine şöyle devam etti: “2008 yılında iyice görünen bu eğilimden sigorta şirketleri de etkilendi. Böyle bir trend varken bunun üzerine bir de ABD’de başlayıp bütün dünyaya yayılan küresel finans krizi geldi. Birkaç ay gecikmeyle olsa bile Türkiye piyasası da krizi hissetmeye başladı. Hatta, aslında küresel krizin Türkiye’ye henüz tam olarak yansımadığını, etkisini önümüzdeki aylarda artıracağını düşünenler de var. Böyle baktığımızda sigorta sektörü bu güne kadar büyük kriz dönemleri dışında sürekli reel büyüme gösteren sektör olmuştu. Ancak bu sene büyük ihtimalle enflasyonun altında bir büyüme gerçekleşecek.”
BÜTÜN SEKTÖRLER KÜÇÜLÜYOR
Poliçe sayısında azalma değil aksine artışın görüldüğünün altını çizen Tunçay, prim olarak ise sektörün küçüldüğünü kaydetti. 2008 sonu için enflasyonun altında büyüme olmasının beklendiğini düşünen Tunçay, “Tabii bütün sektörlerin durgunluk yaşadığı ve küçüldüğü bir ortamda sigortacılığın büyümesini beklemek iyimserlik olur. 2009’da da Türkiye ekonomisi ne yöne giderse sigorta sektörü o yöne gidecektir. Dolayısıyla 2009 daha zor bir sene olacak. Ama işin teknik tarafında 2008’in ilk dokuz aylık sonuçlarının geçen yılın aynı dönemine göre daha iyi bir durumda olduğunu görüyoruz. Tabii bu konuda kesin bir sonuca varmak için yıl sonu rakamlarını görmek lazım” diye konuştu.
BİLGİLENDİRME YÖNETMELİĞİ
Bilgilendirme Yönetmeliği ile ilgili de görüş bildiren Erhan Tunçay, müşteriyi bilgilendirme konusunda sektörü daha standart hale getirmek, tüketiciyi korumak ve bilgilendirerek satış yapmak açısından böyle bir düzenlemenin gerekliliğine vurgu yaptı. Tunçay bu konuda şunları söyledi: “Bu uygulama bütün gelişmiş ülkelerde var. Esas amacı ise tüketiciyi mağdur etmemek. Bilgilendirme Yönetmeliği tabii ki şirketlere yeni yükümlükler ve operasyonel yük getiriyor. Belki şimdikinden daha basit, daha az zaman alan bir yükümlülük olabilirdi. Zaten yürürlüğe girmesinden sonra bu yönde bazı düzeltmeler yapıldı. Ama bunu ne kadar pratik hale getirirseniz getirin mutlaka bir operasyon yükü getirecektir.
Trafik kazalarında geçtiğimiz yıl içinde başlanan kaza tespit tutanağına da değinen Tunçay, maddi hasarlı kazalarda sürücülerin kendi aralarında tutanak düzenlemesi uygulamasının, uygulama başlamadan iki sene önce incelemesi yapılan bir konu olduğunu söyledi. Tunçay, “Hazine Müsteşarlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve TSRŞB’nin üzerinde çalıştığı bir projeydi. Buradaki esas amaç trafik polisinin asli görevine dönmesiydi. Amaç, özellikle büyük şehirlerde trafik karmaşasını, yolların tıkanmasını ve zaman kaybını önlemek, polisi esas görevine yöneltmekti. Zaten dünyayı yeniden keşfetmeye çalışmanın anlamı yok, Avrupa Birliği’ndeki bütün ülkelerde bu uygulama varken bizim ülkemizde bu sistem uygulanamaz dememiz doğru olmazdı” şeklinde konuştu.
‘İNSANLARA GÜVENMEK ZORUNDAYIZ’
Sonuçta Avrupa’daki uygulamaların bir benzerinin Türkiye’de başlatıldığını aktaran Tunçay sözlerine şöyle devam etti: “Bu sistem Türkiye’de işlemez denirken uygulamanın başlangıcından bu yana geçen sürede tutanak düzenleme oranı yüzde 86’ya ulaştı. Bunların bir kısmında vatandaşlar yine polisi çağırıyor, polis yine geliyor ama tarafları kendi aralarında anlaşmaları yönünde ikna ediyor, yol gösteriyor. Yani orada oluyor ama karışmıyor. Biz uygulama öncesinde ilk yılda yüzde 15-20 oranında bir kullanım olursa kendimizi çok başarılı göreceğiz diyorduk. Belki suiistimaller vardır, bunu bilemeyiz. Bu konuda ancak şirketler kendilerine ulaşan dosyalara bakıp bir kuşku duyarsa üzerine gider, şu ana kadar bize şirketlerden, ‘burada çok büyük suiistimal var, çok büyük zarar gördük, bunun için önlem alınması gerekir” şeklinde bir şikâyet gelmedi. Sonuçta herkesin başına bir polis dikemezsiniz. Mutlaka kötü niyetli girişimler olacaktır ama insanlara da güvenmek zorundayız. Zaten biz bu işe girerken küçük bir oranda da olsa bu gibi suiistimallerin olabileceğini hesaba katmıştık.”
Vatandaşların bir kısmının hâlâ kazanın gerçekleştiği şekliyle yolun ortasında durup tutanağı doldurmaya çalıştığına dikkat çeken Tunçay, “Halbuki uygulamanın esas amaçlarından biri kaza sonrası trafiğin aksamamasıydı. Bunun için de sürücülerin araçlarını trafiği engellemeyecek şekilde bir kenara çekip tutanağı orada düzenlemeleriydi. Bu noktada biraz sorun var, inşallah zamanla vatandaşlar bu konuda da bilinçlenecek” dedi.

SİGORTA TEKNİĞİNE DAHA UYGUN ÇALIŞILACAK
Erhan Tunçay, sektördeki şirketlerin büyük bir kısmının yabancı ortaklı olduğuna işaret ederek, bu durumun sektöre olumlu yansımaları olacağına değindi. Tunçay şöyle konuştu: “Geçtiğimiz yıl toplam sermaye içinde yabancı ve yabancı ortaklı şirketlerin payı yüzde 39.2 iken Haziran ayı verileri ile bu oran yüzde 47.39’a yükselmiş görülüyor. Gelinen noktada sigorta sektöründe aktif faaliyet gösteren toplam 52 şirketin 15’i yüzde 100 yabancı sermayeli, 19 şirkette de yabancı sermayenin çoğunluk payı bulunuyor. 8 şirkette ise yüzde 50’nin altında yabancı sermaye payı var. Sigorta sektöründeki 52 şirketin %80’i (42 şirket) yabancı sermayeli olarak ülkemizde faaliyet gösteriyor. AB uyum süreci kapsamında gerçekleştirilen reformlarla da birleşince Türk Sigorta Sektörü bu ilgiden payını almıştır. Ancak biz her zaman şunu da söylüyoruz; bizim sigortacılık tekniği, insan kalitesi ve IT bakımından ne Avrupalıdan ne Amerikalıdan geri kalır yanımız yok. Türkiye’de bugüne kadar kriz yılları dışında sigorta sektörü reel olarak enflasyonun üzerinde büyüme göstermiştir. Her ne kadar son değerlendirmelerde ibre büyüme hızında yavaşlama olacağı yönünde dikkat çekiyor ise de bugüne kadar kat edilen yolu küçümsememek gerekir diye düşünmekteyim.”

Yorumlar (0)Add Comment

Yorum yaz
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız, eğer kayıtlı değilseniz lütfen ilk önce kayıt olunuz.

busy